Bir memleket düşünün ekonomi bakanı önce akaryakıta 2.5 TL’lik bir zam yapılacağını açıklıyor. Ardından hükümet 6 TL’lik zam yapıyor. Üzerinden bir hafta geçmeden 5 TL’lik bir zam daha yapılıyor. Toplam 11 TL’lik zam karşısında memleketin Maliye Bakanı “bu zammı yapmak zorundaydık” diye açıklama yapıyor.
Bu açıklama milletin akılla alay etmekten başka bir şey değildir. Hayır, siz bu zammı yapmak zorunda değildiniz. Bu zamların sebebi savaş değil, ekonomiyi yönetemeyenlerin beceriksizliğidir.
Bütçeyi yönetemeyen, yanlış politikalarla ekonomiyi çıkmaza sürükleyen bir hükümet, şimdi bu hataların faturasını akaryakıt üzerinden bütün halka kesmektedir.
Akaryakıta yapılan bu zam yalnızca pompada kalmayacaktır. Bu zamla birlikte iğneden ipliğe her şey zamlanacak, piyasada yeni bir zam dalgası başlayacak ve ülke tam anlamıyla ekonomik bir kaosun içine sürüklenecektir.
Buradan iş dünyasına açık çağrıda bulunuyoruz:
Bu zamları sessizce kabullenmeyin.
Bu yanlış ekonomik politikaların sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz.
Üretici de, esnaf da, sanayici de bu zamların altında ezilecektir.
Aynı çağrıyı halkımıza da yapıyoruz:
Bugün bir kamu kurumunda terfi almak, oğlunu kızını işe yerleştirmek, bir yerden arazi kapmak gibi küçük hesaplarla bu hükümetten medet umanlar, yarın yaşanamaz hale gelmiş bir ülkede hayat sürmek zorunda kalacaktır.
Bugün açlık sınırı 48 bin 269 TL’ye ulaşmışken, ekonomi ve maliye yönetiminin bu zamları topluma açıklayacak ne mantıklı bir gerekçesi vardır ne de vicdani bir dayanağı..
Ama ne yapıyorlar?
Gerçekleri söylemek yerine, milleti yanlış ve eksik bilgilerle oyalamaya çalışıyorlar.
Ülke ciddi bir ekonomik krizin eşiğindedir.
Asgari ücretli ve dar gelirli vatandaşlarımız artık temel gıdaya dahi ulaşmakta zorlanmaktadır.
Buradan hükümete açıkça soruyoruz:
11 TL’lik akaryakıt zammıyla birlikte piyasada oluşacak yeni zam dalgasını kim karşılayacak?
Hangi bütçe bu yükü kaldıracak?
Yoksa asgari ücretliye verdiğinizi söylediğiniz 6 bin TL’lik destekle bu devasa hayat pahalılığının karşılanabileceğini mi sanıyorsunuz?
Hayat pahalılığı karşısında ezilen asgari ücretli ay sonunu nasıl getirecek?
Bu sorulara cevap vermeye dahi cesaretiniz yok.
Artık vatandaşlarımızın akaryakıt zamlarından önce benzin istasyonlarının önünde kuyruklara girmesi değil, bu yanlış politikaları uygulayanlara karşı demokratik tepkisini göstermesi gerekmektedir.
Millet, Başbakanlık önünde kontağı kapatmalı aşağı inmelidir. Bakalım o zaman zam yapıp o koltuklarda rahat bir şekilde oturabilecekler mi?
Bu ülkenin insanı sahipsiz değildir.
Halkın sabrını zorlayan bu ekonomik yönetim anlayışı değişmezse, bu ülke çok daha derin bir ekonomik çöküşle karşı karşıya kalacaktır.
AHMET SERDAROĞLU
GENEL BAŞKAN
